Fikri Mülkiyet Hukuku

Analitik Hukuk Fikri Mülkiyet Hukuku


Fikri mülkiyet hakkı; gerek sınai, gerekse bilimsel, edebi ve sanatsal alanlarda yaratıcılık sonucu ortaya çıkan faaliyetlerinden doğan, yaratıcılığını ortaya koyan kimseye yasal bir takım imkanlar sağlayan haktır . Fikri mülkiyet, bireysel ya da kurumsal olarak sahip olunan düşüncelerin bir ürün üzerinde somutlaşmış, ekonomik değer kazanmış şeklidir.

Fikri ve Sınai Mülkiyet hakları, bir işletmenin ürünleri, yöntemleri (usulleri), dokümanları, görselleri, kimlik unsurları, sanat eserleri, vb.'ne ilişkin tüm özgün tasarımları ve gizli ya da açık bilgileri (gayri maddi varlıkları) ile ilgili sahip olduğu, kullanma, ürüne dönüştürme, dağıtma, yayma, satma gibi çeşitli mahiyetteki hakları olarak da tanımlamak mümkündür.

*Eser Sahibinin Hakları
*Patent
*Bağlantılı Haklar
* Faydalı Model
* Marka
*Endüstriyel Tasarım
* Coğrafi İşaretler

Telif hakları, eserin meydana getirildiği anda kendiliğinden doğmakta ve buna ilişkin koruma, eserin kamuya sunuluşu ile kendiliğinden sağlanmakta ve bunun için bildirim ya da tescil gibi bir prosedüre ihtiyaç bulunmamasına rağmen Sınai mülkiyet haklarında ise korumanın sağlanması için, ilgili buluşun, tasarımın, markanın vs. tescil ettirilmesi gerekmektedir.

 

SINAi MÜLKİYET HAKLARI :

Sınai mülkiyet hakları; marka, patent, tasarım, faydalı model ve coğrafi işaretler gibi buluşların ve yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları/bulan kişilerin adına ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerinde, üreticisinin veya satıcısının ayırt edilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri adına, kayıt edilmesini ve böylece bu kişilerin ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan haklardır.

Patent Hakkı:

Sanayiinin herhangi bir alanında teknik bir problemin çözümü veya geliştirilmesi için 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK) de belirtilen "Yenilik" "Tekniğin Bilinen Durumunun Aşılması" ve "Sanayiye Uygulanabilirlik" koşullarına sahip buluşlarla ilgili ,buluş sahibi olan işletmeye ya da bizzat bulan kişiye tanınan haklara denilmektedir. Buluşun patent olarak koruma altına alınabilmesi için bu 3 kıstasın tamamına sahip olması zoruludur.

Patentlerle ilgili en önemli husus , patentin çeşitli veri tabanları ile kamuoyuna açık belgelerini; işletme, teknik bir problemi çözmek istediğinde, buluş yapmaya koyulmadan önce, bu veri tabanlarını incelemeli, söz konusu teknik problemi çözen bir buluşun var olup olmadığını kontrol etmelidir. Aksi takdirde, veri tabanı araştırılmaksızın, habersiz bir biçimde, kendi çabasıyla benzer bir buluş yapmış olsa bile, zaten patentli olan bu buluşu kullanma hakkını elde edemeyecek, kullanması durumunda cezai müeyyideye maruz kalabilecektir.

551 Sayılı KHK'nin 73. Maddesi'ne göre, Patent hakkı sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayırım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.

Patent sahibi, üçüncü kişilerin izinsiz olarak ;
- Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi ya da bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka hangi nedenle olursa olsun elde bulundurulmasını,
- Patent konusu olan bir usulün kullanılmasını,
- Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının üçüncü kişiler tarafından başkalarına teklif edilmesini,
- Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satışa sunulması veya kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka hangi nedenle olursa olsun elde bulundurulmasını

Önleme hakkı bulunmaktadır.

551 Sayılı KHK'nın 86. Maddesine göre patent başvurusu veya patent, başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir ve rehin olarak verilebilir bir nitelik taşımaktadır.

Ülkemizde patent başvurusu, incelemeli ve incelemesiz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk Patent Enstitüsü tarafından incelemeli patent başvurularında gerekli prosedür tamamlandıktan sonra şartların varlığı halinde 20 yıl süreli korumaya sahip incelemeli patent verilmektedir. İncelemesiz patent başvurusu yapılmış ise, TPE şekli incelemenin sonucunda 7 yıl süreli korumaya sahip incelemesiz patent vermektedir. İncelemeler neticesinde buluşun patentlenebilir olup olmadığına TPE karar vermektedir. İtiraz süreci, ilgili KHK ve yönetmeliklerde yer almaktadır.

551 KHK Madde 133'e göre patent hakkı:
- Koruma süresinin dolması,
- Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi,
- Yıllık ücretlerin ve ek ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.

Hakkı sona eren patentin konusu, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren, toplumun malı sayılır. Bu husus, Enstitü (TPE) tarafından ilan edilir.

Buluşların patent ile korunması her ülkede geçerli olan ulusal yasalar çerçevesinde sağlanmaktadır. Yani bir buluşun patent ile korunması için, korunma istenen her ülkede tek tek patent başvurusunun yapılması zorunludur.

Faydalı Model Hakkı:

Tekniğin bilinen durumunu aşmasa dahi sanayinin herhangi bir dalında yenilik meydana getiren ve uygulanabilirliği bulunan buluş çeşidine Faydalı Model denilmektedir. Patent ile kıyaslandığında daha küçük buluşlar niteliğini taşımaktadır. Buluş sahibinin hakları, patent ile aynı olup, koruma süresi 10 yıldır.

Endüstriyel Tasarım Hakkı:

554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'de "Tasarım, bjr ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü ifade eder." Şeklinde açık bir şekilde tanımlanmış bulunmaktadır.

Tasarım tescili ürünün görünüm özelliklerini koruma altına alır , bu hak ile önemli olan ürünün teknik özellikleri değil kendisine has görünümü ve özgün tasarım özellikleridir.

554 Sayılı KHK'nın 12. Maddesine göre, tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 5 yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler halinde yenilenmek üzere toplam 25 yıla kadar uzatılabilme imkanına sahiptir.

554 Sayılı KHK'nın 13. Maddesine göre, tasarım hakkı tasarımcıya veya vefat etmesi halinde miras olarak intkal etmekte onun hukuki haleflerine aittir. Tasarımcının birden çok olması halinde, taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa tasarımcılar, müşterek mülkiyet hükümleri çerçevesinde hak sahibidir.

Tasarımcıların birden fazla olduğu veyahut tasarımın miras olarak intikal ettiği durumlarda ; Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a.Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur,
b.Diğer hak sahiplerine bir bildirimde bulunduktan sonra tasarımı kullanabilir,
c.Tasarımın korunması için gerekli önlemleri alabilir,
d.Birlikte yapılan tasarım başvurusu veya tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması halinde üçüncü kişilere karşı hukuk veya ceza davası açabilir.

Coğrafi İşaretin Korunması Hakkı:

Herhangi bir coğrafi bölgenin ya da yörenin belirgin bir niteliği, ünü veya herhangi bir özelliği nedeniyle bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir.

Coğrafi işaretler menşe adı ve mahreç işareti olmak üzere ikiye ayrılır. Menşe adı, ürünün tamamı ile tanımlanan yerde üretilmiş olmasını gerektirir. Ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilemezler. Mahreç işaretinde ise, ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri, sınırları belirlenmiş coğrafi alanda gerçekleşmek zorundadır.

Coğrafi işaret tescil edilmiş olduğu yörede üretim yapan yerli üreticilerin, tescilin sağladığı korumadan öncelikli olarak yararlanmalarının sağlanması; coğrafi işarete konu olan ürünün kalitesinin korunması ve bu vasıtayla tüketiciye garantili ürünün sunulması sağlanmaktadır.

Coğrafi işaret başvurusuna, yöredeki ürünün üreticisi olan gerçek veya tüzel kişiler, tüketici dernekleri veya konu ve coğrafi yöre ile ilgili kamu kuruluşları, bulunma hakkına sahiptirler.

Markanın Korunması Hakkı:

Marka, bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan kişi adları, sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.

Markalar, sözcük, şekil, harf veya sayılardan oluşabilir. Markalar genellikle ticaret ünvanları ile karıştırılmaktadır. Ticaret ünvanı tacirin (gerçek kişi veya tüzel kişi tacirler), marka ise mal ve hizmetlerin kimliğini diğerlerinden ayırmaya yarar

Marka tescil edildikten sonra ayırt edici karakterini değiştirmeden, farklı unsurlarla bir başkası tarafından kullanılamaz, aksi markayı kullanım hakkını ihlal etmektir. Tescilli bir marka, başkasına devredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir ve teminat olarak gösterilebilir.

Markaya Tecavüz Halleri:

1- Başkasına ait tescilli markanın biçim , anlam itibariyle eşini kullanmak
2-Hak sahiplerinden başka kişiler tarafından markanın ve benzerlerinin kullanılması
3- İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi ve stoklanması
4- İşareti taşıyan malın ithali ve ihracı
5- İşaretin iş evrakı ve reklamlarda kullanılması
6- İltibas yaratmak
7- Tecavüz yolu ile kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak , dağıtmak , ticari amaçla elde bulundurmak
8- Lisans yoluyla verilmiş hakları genişletmek veya devretmek 
9-Tecavüz fiillerine iştirak, yapılmasını teşvik etmek yada kolaylaştırmak
10- Markayı veya benzerine taşıyan ürünün veya malın nereden alındığını yada nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak


MARKAYA TECAVÜZ HALİNDE İLERİ SÜRÜLEBİLECEK TALEPLER:

Tecavüz halinde marka sahibi uğradığı zararın tamamını talep edebilecektir. Bu zarar miktarı belirlenirken marka sahibinin yoksun kaldığı kazanç miktarı , mağdurun kendi markasını kullanma yolu ile elde edebileceği muhtemel kazancı yada markanın bir lisans sözleşmesi çerçevesinde kullanılması söz konusu olsaydı ödenmesi gereken lisans bedelinin de esas alınır.

Marka hakkına tecavüz eden kişi ; markayı kötü yada uygun olmayan biçimde kullanış ise marka sahibi yine markanın itibarının zarara uğraması nedeniyle ayrıca tazminat isteyebilme imkanına sahiptir.

Marka hakkına tecavüz nedeni ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyayı üretmeye yaralan araçlara el konulması, el konulan ürünler üzerinde mağdura mülkiyet hakkı tanınması ve bu ürün ve araçların imhası konusu özel olarak düzenlenmiştir.

MARKA HAKKINA TECAVÜZ HALİNDE AÇILABİLECEK DAVALAR

KHK ‘ nın 61. Maddesinde sayılan tecavüz hallerinin varlığı halinde marka hakkı sahibinin markaya tecavüz edenlere karşı hukuk ve ceza davaları açma imkanı bulunmaktadır. Bu itibarla açılabilecek davalar ;


1- DELİLLERİN TESPİTİ DAVASI : Tecavüzün varlığına delil teşkil edebilecek olay ve belgelerin, ileri de açılacak olan bir dava da hüküm altına alınması amacı ile açılır .
2-MARKAYA TECAVÜZ NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI
Marka sahibinin uğramış olduğu fiili zararı, yoksun kalmış olduğu karı ve marka hakkına tecavüz eden kişinin markayı uygun kalitede vs. kullanmaması nedeni ile uğradığı manevi zararın tazminini talep edebilir.
3- TECAVÜZ FİİLLERİNİN DURDURULMASI DAVASI
4- ÜRETİLMESİ VE KULLANILMASI CEZAYI GEREKTİREN EŞYA İLE BU EŞYAYI ÜRETMEYE YARAYAN ARAÇLARA EL KONULMASINA İLİŞKİN DAVA
5- EL KONULAN ÜRÜN ÜZERİNDE MÜLKİYET HAKKI TANINMASI DAVASI
6- GEREKLİ DİĞER TEDBİRLERİN ALINMASI , MARKALARIN SİLİNMESİ , ÜRÜN VE ARAÇLARIN İMHASI
7-MARKA HAKKINA TECAVÜZ NEDENİYLE AÇILACAK CEZA DAVALARI

556s.KHK 61/A ‘ ya göre ;

1-Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya ve ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirtilen işareti yetkisi olmadan kaldıranlar , kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezasına , üç yüz milyon liradan altı yüz milyon liraya kadar para cezasına hükmolunur.

2-Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf bilmesi gerektiği halde marka korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal , rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden , veren , rehneden , bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı ve koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında , kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına , hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı , işaret veya ifadeler kullananlar hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına , altı yüz milyondan bir milyara kadar para cezasına hükmolunur.

3-KHK 61. Maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında , 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına ve altı yüz milyondan bir milyara kadar para cezasına , ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine karar verilir.
Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren 2 yıl içinde yapılması gerekir. 
Bir tüzel kişi işlerini yürütürken bu fiillerden birini işlerse , tüzel kişi masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olurlar.